CASSANDRA'NIN GERİYE BAKIŞI - BÖLÜM 4
Düşmemek için dayandığım televizyon ünitesine bir elim ile tutunuyor, bir yandan da Artur'un ne yapacağını bilemediğim için tetikte duruyordum. Bir yanı siyah, bir yanı beyaz olan üzerime yapışmış elbisemin, akşamın ilk saatlerindeki kadar sıkmadığını hissettim. Artur, kana susamış kuzgunlar gibi acımasız ve nefret dolu mu bakıyordu? Konuşmadan duygularını anlamak çok zordu. Duygularını gizlemeyi çok iyi becerirdi. Defter nerede Cassandra? Cassandra'yı bastırarak söylemiş, bu söylem ise ensemden eliyle yüzümü yere bastırırken ki boğazımı sıkması gibiydi. Boğazımda bir ipin her geçen saniye beni sıkıyor gibi oluşu, nefes almamı zorlaştırıyordu. Defteri çekmeceden almak yerine bir yere not mu etseydim. Neden her şeyi sonradan düşünüyordum. Ölen kızların ailelerini arayıp aramamak konusunda son derece kararsızdım. Benim bir farkım olmayacak mıydı? Kaçmasam beni öldürebilir miydi? Şimdi içimde büyüyen soru yumaklarıyla dolanıyordum. Her ne kadar yaptıkları kabullenem...
